player playlist

yüzü uzakolan

budapeşte - temmuz 2014

daha ilk adımda öylece, ruhum ağırlaşmış halde, çakıl taşlarıyla doldurulmuşum gibi ki ikisi de aynı kapıya çıkar,kalakalıyordum. ama izleyecekleri yolu bilip, beni geride bırakıp geçip gidenlerin de özetle benden fazlasına eriştiklerini sanmıyorum. şüphe yok ki güçlü, gösterişli atlar gibi, benden çok öteye gidiyorlardı ve sağlam bir tebriği hak ediyorlardı ama, sonunda arkalarından baktığımda, peşlerine yük arabaları iliştirilmiş olduğunu görüyordum. kendi yarattıkları yük arabaları. ve bana bağlanmış bir yük arabası yok ve yine bu nedenle ne dizginlerim ne de at gözlüklerim var. bu halde onların gördüğünden daha fazlasını rahatlıkla görebiliyorum. ama işte söz konusu kendi gidişim olduğunda, nereye gideceğimi, ne tarafa adım atacağımı bilemiyordum.


berlin - temmuz 2014
Durduğum bir gündü, diyorum, yüzümü göğe doğurduğum Bir gündü ve yaşar gibi kaldığım bir yaşama içinde Ve yollarda ölü baykuşlar bulduğum Bir ölünün günü boyayan renginde Çürük evler bulduğum, içleri sonsuz kayalar Kayalardan dondurmalar sorduğum View Larger

berlin - temmuz 2014

Durduğum bir gündü, diyorum, yüzümü göğe doğurduğum
Bir gündü ve yaşar gibi kaldığım bir yaşama içinde
Ve yollarda ölü baykuşlar bulduğum
Bir ölünün günü boyayan renginde
Çürük evler bulduğum, içleri sonsuz kayalar
Kayalardan dondurmalar sorduğum